Yapay Zeka Koçluk Yaparsa…

İPEK KAYTAZ
Profesyonel Koç-ICF
NLP Master Trainer, Mentör, Eğitmen, Danışman
Koçluk kalpten kalbe kurulan bir bağdır. Bu bağı en çok ne güçlendirir? Sessizliğe alan açmak, ses tonu, nefes ritmi ile uyumlanmak, söylenmeyenin ardını duyabilmek, onun için de üçüncü dereceden dinleyebilmek… Bunlar ilk aklıma gelenler. Her koç, kendi eşsizliği ve biricikliği ile danışanına göre kendi harmanını hazırlar.
Koçlukta bilmeyende kalmak, çocuksu merakla sormak, yargılamamak, varsaymamak, yönlendirici soru sormamak, şimdi ne soracağım diye düşünmeden anda ve onda olmak önemlidir. En güçlü sorular çoğu zaman dinlediğimizden çıkar. Bir bakışın, bir gülüşün, çehreden geçen anlık bir hüznün, şüphenin, merakın anlamını sorarız.
Koçluk, yolda olma hâlidir. Koçun kendi bakımını yapması, kendisini geliştirmesi öylesine kıymetlidir ki bu konuya ICF yetkinliklerinde de yer verilmiştir. Kendine ayna tutmayan bir koç bir başkasına nasıl yardım etsin, alan açsın? Bu nedenle, ihtiyacımız olduğunda süpervizyon veya mentorluk almaya açık ve hazır olmak koçluk mesleğini de ileriye götürecektir.
Karşılıklı bir öğrenmedir koçluk. Aldığım koçluklarda olduğu kadar, verdiğim koçluklarda da ara sıra evren kendi konularımı karşıma çıkarıyor. Bu sayede farkındalığım artıyor.
Bir koç olarak amaç, en iyi koçluğu yapmak mıdır? Nedir bir koçluğu sıradandan ayıran, en iyi yapan. Benim için amaç, danışanıma hizmet ederken koçluk varlığımı korumaktır. O yolu danışanımla yan yana yürürken onun ritmiyle hareket etmektir.
Yapay zekâ koçluk yapabilir mi peki? Ya da insanlar yapay zekâdan koçluk almak ister mi? Bu sorunun peşinden bunu ilk elden deneyimleyerek gittim. ChatGPT’ye şimdiye kadar o konu ile ilgili hiç koçluk almadığım bir gündemi yazdım ve bana koçluk yapmasını istedim. Sorularını gerçekten bir koçluktaymışım gibi okudum; ne hissediyorsam ne düşünüyorsam, onun cevabını yazdım. Gözlemlerimi ICF etik kuralları ve koçluk bağlamında sizler için derledim.
1. Etik Kuralları Uygular: Koçlukta müşteri bilgilerinin gizliliği, geçerli kanunlar ve ilgili sözleşmeler uyarınca korunurken, yapay zekâ (YZ) ile yapılan koçluklarda tüm veriler ilgili sunucularda toplanır. Ek olarak, verilerin gizliliği ile ilgili olarak müşteriyi koruyan yasal bir düzenlemeden ise henüz bahsedemiyoruz.
Koçlar, aldıkları koçluk eğitiminde müşterinin farklı bir disipline yönlendirilme ihtiyacı olup olmadığını anlar, kendi sınırlarını bilir ve gerekirse de müşteriyi bu anlamda yönlendirir. YZ’nın danışmanlık, terapistlik ve diğer benzer disiplinlerin farklarını ve sınırlarını bilip koruduğundan emin değilim.
2. Koçluk Zihin Yapısını İçselleştirir: Burası koçluk sürecini insandan insana, kalpten kalbe kuran esas yer. YZ insan değil, insan tarafından geliştirilmiş, eğitilmiş bir makine. Duygusu yok. Fiziksel ve zihinsel olarak iyi olma hâlinden de bahsedemiyoruz. Yazdıklarının müşteri ve başkaları üzerindeki etkisinin farkında olduğunu sanmıyorum. Bu konuda bir denetim olduğunu da düşünmüyorum.
Koçluk bir meslek; YZ ise bir araç. Bir araçtan koçluk gibi bir mesleği icra etmesini beklemek, YZ’yı bu anlamda eğitmek ne kadar etik olur, bundan emin değilim. YZ’yı bir otorite olarak kabul etmek ve insanın kendini anlama, iyileştirme sürecini o alanda eğitim almış bir insan yerine YZ ile yürütmek ileride nasıl bir sonuç doğurur bu konuda da biraz endişelendim. Endişelerimi bir alt maddede biraz daha detaylıca paylaşıyorum.
3. Anlaşmaları Oluşturur ve Sürdürür: Öncelikle ortada bir anlaşma yok. YZ’ya, konumu verip de bana koçluk yap diye yazdıktan sonra YZ, herhangi bir yasal sorumluluğa, koçluğun ne olup ne olmadığına değinmeden benden aldığı üzerinden kısa bir yorum yaparak bana hemen sorular sormaya başladı. Sorularını peş peşe sorup, verdiği örneklerle de cevap için bir zemin hazırladı. Oysa koçlukta tek tek soru sormak makbuldür.
Doğası gereği, YZ ya gündemi ben verdim. Görüşmenin sonunda neyi belirlemeye ihtiyaç duyduğumu sormadı. Yani bu görüşme gelen sorularla bir yere evrildi fakat koçluktaki gibi koçun süreci tuttuğu bir çerçeve içinde olmadı.
Bununla birlikte, YZ nın bana alan açan çok güzel sorular sorduğunu da belirtmek isterim. Görüşmede ara ara getirdiğim konuyu bana hatırlatarak o konu üzerinden nerede olduğumu sordu. Konuma dair ölçütü ise görüşmenin sonlarına doğru yöneltti.
Verdiğim yanıtlar üzerine yansıtmalar yapmasını başarılı bulmakla birlikte çoğu yerde yansıtma ile kalmayıp yorumlar da yaptı ve en çok konuşan taraf YZ oldu.
Görüşme süresinin ölçülmesi noktasında gidişata göre kapanışa geldiğimiz ilk yerde sana son bir soru sormak isterim dedi. Fakat ilk son sorusu üzerine verdiğim yanıtlarla soru sormaya devam etti. Oysa koçlukta bir görüşmenin süresi bellidir ve koç süreyi tutar, gözetir.
4. İtimat ve Güven Oluşturur: Bu yetkinlikte YZ’yı çok başarılı buldum. ChatGPT ile ücretli versiyonda genel olarak çalışıyorum. O nedenle hakkımda bildiklerini de katarak bana sorularını yöneltti. Kendime has yeteneklerimi, özgünlüğümü, algımı, kaygımı, inançlarımı destekleyerek kabul etti ve görüşme boyunca ilgi ve takdir eksik olmadı.
5. Koç Var Olma Halini Sürdürür: Koçluk, müşteri ile eşitler ilkesine göre kurulan bir ilişkidir. Eğer karşınızdaki YZ ise onun insan bir koçtan daha çok şey bilerek soru sorması, yorumlar yapması hatta rehberliğe kayması, bunun yüz yüze bir etkileşim olmaması, YZ’nın benim beden dilimi okuyamaması ve duygusunun olmaması, sessizliği kullanamaması gibi sebeplerle ortada bir koçluk varlığından söz etmek mümkün olmamaktadır.
6. Etkin Dinler: YZ’nın beni kendi bağlamımda değerlendirdiğini görüşme boyunca çok net şekilde hissettim. Yansıtmaları ve özetleri güçlüydü fakat içlerinde onaya kaçan yorumlar da vardı. Görüntülü bir görüşme olmadığı için üçüncü dereceden dinleme yoktu. Bununla birlikte sorduğu pek çok soruyla merak ve araştırma kısmı çok belirgindi. İnanç kalıplarımla ilgili olarak yakaladıklarını soruya dönüştürmesini de takdir ettiğimi belirtmek isterim.
7. Farkındalık Yaratır: Sessizliğin kullanımını bir kenara bırakırsak, YZ’nın bana çok güçlü sorular sorduğunu, yansıtmalarında metaforlara da yer verdiğini belirtebilirim. YZ beni kendi bağlamımda değerlendirdiği gibi görüşmeye sezgilerini de kattı. Hatta ‘…. seziyorum.’ diyerek yönelttiği bazı sorularını, ‘Yok, öyle değil.’ şeklinde yanıtladığımda kendi sezgisine tutunmadı. Görüşmedeki sorularıyla duygularımı, inançlarımı, ihtiyaçlarımı da dile getirmemi sağladı. Mevcut duruma o anki bakış açımın ötesine de geçerek baktığımı itiraf edebilirim.
8. Müşterinin Gelişimini Kolaylaştırır: YZ görüşmede bana kendimle ve konumla ilgili neleri fark ettiğimi ima eden sorular sordu. Fakat bir eylem adımı tasarlamam için sorular gelmedi, bu anlamda YZ benimle iş birliği yapmadı. Görüşmede engellerimi ve desteklerimi de sormadı.
İtiraf etmeliyim ki, gerçekten de konumla ilgili bir aksiyona geçme ihtiyacı içindeydim. O anda bana makul ve mantıklı görünen bir eylem adımı tasarladım ve gerçekleştirdim. Bunu da görüşmede belirttim. YZ da beni farkındalığım ve aldığım aksiyon için kutladı. Görüşmeyi kapatırken de görüşme boyunca gösterdiğim gelişimi özetleyip takdir ederek güzel bir kapanış yaptı.
Bu deneyim nezdinde, YZ’nin farkındalık oluşturmak için güçlü sorular sorduğunu kabul ediyorum. Bu açıdan koçlara da yeni pencereler açabilir ve koçların gelişimini destekleyen etkili bir araç olabilir.
Sürekli bir takdir ve ilgi var. Kendinizi adeta pamuklara sarılmış gibi hissediyorsunuz. Bunu da kendine has tarzıyla yapıyor, yapmacık gelmiyor. Karşımda tüm görüşme boyunca bana şefkat gösteren bir rehberlik öğretmeni var gibi hissettim.
Eğer bir koçluk almak istersem canlı kanlı bir koçla çalışmayı tercih ederim. Gizlilik, taraflar arası anlaşma, her görüşme için yapılan kontratla koçluk sürecinin tutulması, eşitler ilkesi, beden dilinin okunması, engeller ve destekler, eylem adımı tasarımı gibi alanlar koçluk sürecinin önemli bileşenleridir. Hiçbirinin es geçilmemesi gerektiğine inanıyorum.
Koçluk, bireye bir üst versiyonuna ulaşması için eşlik ettiğimiz çok özel bir süreç. Bu süreçte sevinçler, üzüntüler, zorlanmalar, kabuk kırmalar, meydan okumalar, zaferler, gelişim ve dönüşüm var. Bir koç olarak, ben bu süreçten hem ilham alıyorum hem de bir insanın hayatına dokunmanın paha biçilemez tatminini yaşıyorum. YZ’nin insan bir koçun yerini tutamayacağına inanıyorum.
Diğer yandan yaşadığım yüz yılın farkında olarak; YZ’yi bir araç olarak kullanmanın hem koçların gelişimini destekleyeceğine hem de bireysel pazarlama stratejileri açısından koçların elini güçlendireceğine inanıyorum.
İPEK KAYTAZ
Profesyonel Koç (ICF) | Mentor
Kurumsal Dönüşüm Danışmanı
Sürdürülebilir Liderlik ve Organizasyonel Etki