Hayat, Anlamını Arıyor ..!!

Published by koru on

Zeynep Kalaycı Çanakçıoğlu
Profesyonel Koç
@zeynepkalayci_donusumakademi


Merhabalar sevgili dostlar, sizlerle sohbet etmek benim için çok kıymetli, çok keyifli. Bu sayımızın konusu oldukça derin ve kapsamlı bir konu, benim boyumu aşıyor ama dost meclisinde olduğum için gönlümden geçenleri paylaşmak istedim.

“Hayatın Anlamı ve Anlam Arayışı”

Çağlar boyunca felsefeye, dine, kültüre, ilme, bilime konu olmuş; filozofların, din alimlerinin, düşünürlerin, ilim ve bilim insanlarının üzerine konuştukları, tartıştıkları, fikir ürettikleri, yüzlerce kitap yazdıkları, tüm insanlığın da anlamlandırmaya çalıştığı derin mi derin bir konu.

Genel olarak kısaca, “hayatın anlamı” dediğimizde verdiğimiz cevap; “hayatı yaşanılır kılan bir amacın olması” deriz. Bizler; ne için, ne uğruna, neden, nasıl yaşadığımızı sorgularken aynı zamanda bu sorgulama bizi yaşamın ne olduğunu, yaşamı anlamanın yolunu ve yaşamı anlamlı kılan şeyin ne olduğunu da sorgulamaya götürüyor. Yaşam, değişim ve akış halinde olan bir süreç; o anda ne yaşıyorsak ona yaşam diyoruz. Hemen gelsin ilk soru: Böyle değişim ve akış halinde olan yaşamın anlamı da değişim içinde olabilir mi?

Sokrates hayatın anlamına; “herkesin yaşam boyunca peşinden koştuğu en yüksek iyi mutluluktur, mutluluğa ulaşmanın yolu da bilgidir çünkü doğru bilgi insanı doğru eylemlere götürür” derken; Schopenhauer, “anın tadını hayatın en yüce amacı yapmaktır, çünkü tek gerçeklik budur. Geri kalan her şey sadece düşünce oyunudur” demiştir.

Nietzsche; “insanın yaşamın anlamının sadece mutluluk arayışı ya da acılı bir yaşam olduğunu sorguladığında, yaşamın anlamsız olduğu fikrine ulaşır” der. İslam anlayışına göre hayatın anlamı; Allah’ı tanımak, ibadet etmek, ilahi ahlakla ahlaklanmak, İnsan-ı Kamil olma yolunda ilerlemektir. Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette açıklanmıştır. Farabi; “insan önce kendini sonra alemi araştırarak mutluluğu aramalıdır” diyor.

Yukarıda da yazdığım gibi hayatın anlamı, hayatı yaşanılır kılan bir amacın, hedefin olması yönündeydi. Burada şöyle bir soru sormak istiyorum:

“Hayatı anlamlı kılan amacımız mı, yoksa hayata verdiğimiz anlam mı amacımızı belirliyor?”

Hayat amacımızı belirlerken içinde bulunduğumuz toplum, aile, kültür, ekonomik durum, değerler ve inançlarımızın etrafında şekilleniyor ve hayatın anlamı da kişi için en önemli şey ne ise onun üzerine kuruluyor. Biri için çocuğu hayatın anlamıyken bir diğeri için para, kariyer, başarı, güç, eğlence, kaliteli yaşam ya da iyi insan olmak olabiliyor. Bunların altında yatan genel duygu ise, mutlu olmak!

Buradan yola çıkarsak bugün çok başarılı, maddi sorunu olmayan, hayatında istediği yere gelmiş, tüm amacını gerçekleştirmiş birçok insan neden mutsuz? “Her şeye sahibim, hiçbir sorunum yok ama bir şey var; bir eksiklik, bir boşluk gibi tarif edemiyorum” diye söyleyen birçok insan var. Bu tarif edilemeyen şey ne?

Tolstoyhayatın anlamı, önce mevcut kişiliğimizi ve kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek, kendimizi hak ettiğimizden daha çok sevmek ve kendimize gereken değeri verip kendimizle barışık olmaktır” diyor. Sizce hayatın anlamı sadece kendimiz olabilir miyiz? Biz olduğumuz için hayat anlamlı olabilir mi?

Albert Camus hayatın anlamını açıklarken, “Hayat hiçbir şey değildir, itina ile yaşayınız. Hayatın, bir anlam aramaya çalışmayacak kadar kısa olduğunu, nihayetinde bir anlamı olmadığı, anlamı olsa bile, olmasının hiçbir şey değiştirmeyeceğini” söylüyor. Yoksa hayatın hiçbir anlamı yok mu? Ne dersiniz?

Aklıma Nasreddin Hoca’nın bir hikayesi geldi: Nasreddin Hoca’ya sormuşlar: “Kimsin?” “Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.” Dudak bükülüp önemsenmediğini görünce sormuş Nasreddin Hoca: “Sen kimsin?” “Mutasarrıf’ım” demiş adam, kabara kabara. “Sonra ne olacaksın?” “Herhalde Vali olurum.” “Daha sonra?” demiş Hoca. “Vezir” demiş adam. “Daha sonra?” “Sadrazam olabilirim” demiş adam. “Peki ondan sonra?” diye sormuş Hoca tekrar. Adam onun üstünde başka bir makam kalmadığı için “Hiiiçç” demiş. Nasreddin Hoca durur mu, vermiş cevabını: “Niye kabarıyorsun be adam, ben şimdiden senin yıllar sonra geleceğin makamdayım.”

Belki de hayatın anlamı; kendimizi bilip “Hiç” olmaktır…

Evet sevgili dostlar, sizleri birçok soruyla baş başa bırakıyorum. Sizin için “hayatın anlamı” ne, çok merak ediyorum. Sohbetimize katılıp bizimle paylaşırsanız bize de ilham olacaktır.

Not: Hayatın anlamı üzerine yapılan derin sorgulamalar bazen varoluşsal sancılara yol açabilir. Eğer kendinizi sürekli bir boşluk, yoğun mutsuzluk veya anlamsızlık sarmalında hissediyorsanız, bir profesyonel koç ile çalışmanın yanı sıra ruh sağlığı uzmanlarından (psikolog/psikiyatrist) destek almanız sağlıklı bir gelişim süreci için önemlidir.

Yazının Tamamı Koru Coaching Magazine 2025 Nisan Sayısında


0 yorum

Bir yanıt yazın

Avatar yer tutucu

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir