Epigenetik ve Koçluk Süreci

Published by koru on


Nurhayat Kayar
Yazar, Profesyonel Koç

Koçluk bizim kendimize bakış açımızı değiştirdiğinden moleküler düzeydeki hareketlenmeye de katkı sağlar. Çünkü koçluk süreci birçok alanda yapılabildiği gibi, çevre şartlarının çeşitliliği konusunda da bize fayda sağlar.”

Başlığı görünce epigenetik konusunda fikri olanlar, genlerin kaderimiz olmaktan çıktığını da bileceklerdir. Ancak bilmeyenler için epigenetiği biraz tarif edelim. Bugün artık sahip olduğumuz tüm özelliklerin genetik temeli olduğu konusunda hemfikiriz sanırım. DNA adını verdiğimiz kalıtım maddemiz bu işlevi görüyor. DNA’ya baktığımız zaman nükleotit adı verilen bir baz diziliminden oluştuğunu görürüz.

Ancak genetik alanında yapılan tüm çalışmalar sonrasında aslında genetikten farklı olarak, yani stabil olan bu baz diziliminin ötesinde başka bir alanı daha ortaya çıkardı. Bugün biliyoruz ki bu stabil alan çeşitli çalışmalarla dinamik bir alana işaret ediyor. Bu alan nedir diye sorduğumuzda, epigenetikle karşılaşırız.

İşte burada epigenetiği; genetiği açıklarken kullandığımız stabil baz dizilimi değişmeksizin, bazı koşulların değişmesiyle bazlara bağlanan bazı moleküllerin etkisiyle değişen kalıtsal fenotipik varyasyonlar olarak tanımlayabiliriz. Yani aslında DNA’daki baz dizilimi (Adenin, guanin, sitozin, timin) değişmeden, görünüşte oluşan kalıtsal değişimler olarak açıklayabiliriz.

Genetik Bir Kader Değildir

Peki burada bu değişimleri sağlayan nedir? Yıllarca genetiği bir kader olarak düşünsek de artık biliyoruz ki genetik bir kader değil. Yani epigenetik olarak değişen çevre, genetiğin etkisinin değişmesine yol açabilir. Özetle burada çevre şartlarının genetiğin ifadesini değiştirdiğini ve bunun da epigenetik olduğunu söyleyebiliriz.

Acaba burada bahsedilen çevre şartları nelerdir? Hemen burada başlığımızın ikinci kavramı koçluk sürecine girelim. Şunu biliyoruz ki koçluk süreci kişide farkındalık uyandırmak için vardır. Hepimiz duymuşuzdur: “Neye inanıyorsak oyuz.” O halde inançlarımız, bizim koçlukta çalışma alanlarımızdan biridir.

Niye inanışlar önemlidir? Kuantum olarak bakıldığında biz atomların davranışlarını değiştirebiliriz. Bir atom bizim bakış açımıza göre dalga ya da parçacık olarak bulunabilir. Bu durum bize çevre koşullarımızın moleküler harekette etkili olduğunu gösterir. Baktığımız zaman çevre koşullarının içinde beslenme de vardır, sigara ve alkol de vardır; ya da benzeri çevre koşulları içinde bakış açımız da vardır. O halde bizim kendimize ve çevremize bakış açımız moleküler hareket üzerinde etkili olduğundan, stabil baz diziliminin ifadesini değiştirerek onu dinamik yapar.

Neden dinamik diyoruz? Çünkü epigenetik ifade, biz bahsettiğimiz çevre şartlarına dikkat edersek değişebiliyor. Ve biz bu konuda çalışarak bu ifadeyi olumlu yönde değiştirebiliyoruz.

Koçluk ve Moleküler Dönüşüm

Burada “Koçluk süreci bu epigenetik değişime nasıl katkı sağlar?” diye sorarsak; özellikle koçluk bizim kendimize bakış açımızı değiştirdiğinden moleküler düzeydeki bu hareketlenmeye katkı sağlar. Çünkü koçluk süreci oldukça fazla alanda yapılabildiği gibi bu çevre şartlarının çeşitliliği konusunda bize fayda sağlar.

Sonrasında kişi kendine koçluk yapabilir hale geldiğinde ise bu süreç daha da olumlu bir aşamaya yükselecektir. Yani koçluk alanı çok dinamik bir alandır. Güçlü sorularla bir farkındalık sağlandığından kişide dağınık olan zihni yeniden yapılandırmaya adaydır. Sonrasında kendimizle ilgili düşüncelerimizin daha da olumlu hale gelmesi beklendiğinden, negatifliğin yarattığı epigenetik yapılanma, yerini pozitif epigenetik değişime bırakacaktır.

Yani biz kendimiz ve diğerlerine bakış açımız konusunda çalıştığımızda, özellikle kendimizin değişmesiyle diğeriyle ilgili başlayan sosyal etkileşim, bizim epigenetik ifadelerimizin olumlu anlamda değişimine yolabilir. Eğer bu bakış açısına beslenme, sigara ve diğer çevre koşullarını olumlu yönde değişimle eklersek, bu epigenetik değişim daha hızlı gerçekleşir. Böylece aslında sahip olduğumuz genetik yapının fenotipik varyasyonlarının kendi çabamızla nasıl değiştiğine tanık olabiliriz. Elbette bu konuda ilerleyen süreçte her birimizle ilgili çok fazla çalışmaya ihtiyaç olduğu da bir gerçektir.

Nurhayat Kayar
Yazar, Profesyonel Koç

ÖNEMLİ NOT: Bu makalede sunulan epigenetik ve moleküler dönüşüm hakkındaki bilgiler bilgilendirme amaçlıdır ve biyolojik süreçlerin farkındalık düzeyiyle olan teorik ilişkisini ele almaktadır. Bu içerik tıbbi bir tavsiye, tanı veya tedavi yöntemi değildir. Genetik bir rahatsızlığınız veya kronik bir sağlık sorununuz varsa, beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri de dahil olmak üzere her türlü kararınız için mutlaka bir genetik uzmanı, doktor veya ilgili sağlık profesyoneline danışmalısınız. Koçluk süreci, tıbbi müdahalenin yerini tutmaz; yalnızca kişisel gelişim ve farkındalık yolculuğunuzda destekleyici bir disiplindir.

Yazının Tamamı Koru Coaching Magazine 2024 Temmuz Sayısında




0 yorum

Bir yanıt yazın

Avatar yer tutucu

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir