Ertelemeye 360 Derece Bakış: Buzdağının Altı ve Üstü

İpek Kaytaz
Profesyonel Koç-ICF
NLP Master Trainer Mentör,
Eğitmen, Danışman
@ipekkaytaz
“Harekete geçmek için ise biraz derinlere inmek gerekiyor. Harekete geçmek bir davranış ise onu etkileyen duygu ve düşüncelere göz atmak ufuk açıcı olacaktır.”
Bir bebeğin büyümesine tanık olanlar bilirler, dünyaya geldiğimizde hayatta kalmak adına yanımızda çok güçlü donanımlarımız vardır. Ağlama, emme ve tutunma refleksleri ile bebekler ilk bakım verenleri ile ilk iletişimlerini kurarlar. Bebekler ve çocuklar müthiş birer gözlemcidir, taklitçidir, deneyendir, deneyimleyendir, anlamak için sorandır, merakla sorandır, öğrenendir, kendine inanarak yapandır.
Koçlukta bireyin tek ve biricik olduğuna inanırız. Her birimiz eşsiz nitelikte, kendimize has özelliklerimizle dünyaya geldik. Bebekken ve çocukken sahip olduğumuz ve yukarıda bahsettiğim çok değerli özelliklerimizi de maalesef zaman içinde ya eksilttik ya unuttuk. Oysa onlar derinlerde bir yerlerde tekrar gün yüzüne çıkmayı bekliyorlar.
Koçlukta değişim ve dönüşüm için buzdağının altına bakarız. Derinlere saklanan inançları, düşünce kalıplarını, varsayımları keşfe çıkarız. Birey ise koçluğa çoğu zaman buzdağının üzeri ile gelir. Başka bir gerçeklikte, o gerçekliğe tutundukları ile karşımızdadır.
Bilen fakat yapmayan bir kişi ile çoğumuz karşılaşmışızdır. Hepimiz inanıyorum ki hayatımızın bir döneminde bildiğimiz halde yapmadıklarımızla da sınanmışızdır. Bazen bilmek yetmiyor, bireyi harekete geçirmiyor. Harekete geçmek için ise biraz derinlere inmek gerekiyor. Harekete geçmek bir davranış ise onu etkileyen duygu ve düşüncelere göz atmak ufuk açıcı olacaktır. Aşağıda buzdağının altını keşfetmemize yararı olabilecek soruları listeliyorum. Bunları sırası ile yanıtladığımızda kendimize dair yeni farkındalıklar kazanacağız.
- Bu zamana kadarki yaşamımı düşündüğümde hangi durumlarda daha rahat harekete geçiyorum, hangilerinde zorlanıyorum?
- Harekete geçmeyi düşündüğüm fakat geçemediğim durum her ne ise, benim için gerçekten anlamı ve önemi nedir?
- Bu durum özelinde beni engellediğini düşündüğüm ilk aklıma gelen şey nedir?
- Derine inmeyi baştan kabul ettiğimde, onun altında yatan düşünce/inanç/varsayım/duygu nedir?
- Bunlar olmasaydı harekete geçmek benim için nasıl olurdu?
- Bir önceki soruya verdiğim yanıtı düşününce, neyi farklı yapabilirdim?
- Kendimle ilgili neyi fark ettim?
- Bu farkındalık ile 4. sorudaki düşünce/inanç/varsayım/duyguya baksam neler değişir?
- Bir önceki soruda ilki ile aynı kalan yanıtlar varsa bu bana ne söylüyor?
- Harekete geçmiyor olmanın bana maliyeti nedir?
- Bu farkındalığım ile neyi seçiyorum?
- Bu seçimimi destekleyecek ilk adımım ne olur?
Buzdağının altı bize kendimizle ilgili muazzam bilgi verir. Yukarıdaki soruları harekete geçemediğimiz herhangi bir durum için rahatlıkla kullanabiliriz. Neyi ne için yapmadığımızı bilerek, gerçekten yapmak istiyor muyuz sorusunu da kendimize sorduğumuzda bakalım daha neleri fark edeceğiz?
Harekete geçememek kendi derinimizde saklı bir hikâye anlatırken, erteleme konusu bize bambaşka bir senaryo verebilir. Gelin şimdi biraz da suyun yüzeyinde gezinelim ve orada neler var birlikte bakalım.
Erteleme Türleri
- Durumsal Erteleme: Belirli bir işi belirli bir tarihe ötelemek. Örnek: “Ay sonuna doğru başlarım”, “Tatilden sonra bakarım.”
- Rutin İşlerin Geciktirilmesi: Günlük yapılması gereken ama keyif vermeyen işlerin ertelenmesi. Örnek: E-posta yanıtlamak, fatura ödemek, dosya düzenlemek.
- Zaman Yönetimi Zayıflığı: Günü planlayamamak, öncelikleri belirleyememek. Örnek: “Bugün çok şey vardı, ona sıra gelmedi.”
- Dikkat Dağıtıcıların Etkisi: Sosyal medya, bildirimler, çevresel uyaranlar nedeniyle odaklanamamak.
- Önceliklendirme Sorunu: Neyin daha önemli neyin daha acil olduğunu ayırt edememek.
Bunlardan biri veya birkaçı size tanıdık geldi mi? Geldiyse belki de değişim için içinizde bir tohum yeşermek istiyordur; iç sesinize kulak vermenizi ve aşağıda paylaşacağım yöntemlerden size uygun olanı önümüzdeki 21 gün boyunca yapmanızı rica edeceğim.
Dikkat Dağınıklığı ile Baş Etme Yöntemleri:
- Dikkat dağıtıcılar ortamdan uzaklaştırılmalıdır.
- Gerektiğinde fiziksel olarak çalışılan ortam değiştirilmelidir.
- Tek seferde tek iş bitirecek şekilde çalışmak olumlu etki sağlar.
- Aynı grup işler blok olarak çalışılabilir.
- Sık sık kısa molalar vererek çalışmak verimliliği arttırır.
- İyi uyku, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz bedene ve zihne iyi gelir.
Düşük Motivasyon Sorunları ile Baş Etme Yöntemleri:
- Olumlu / olumsuz görselleştirme ile farkındalık kazanmak iyi bir başlangıçtır.
- Tamamlanması gereken işleri küçük parçalara bölerek bir plan yapmak gerekir.
- Biten her alt parça için küçük ödüller koymak motivasyonu arttırır.
- Rutinler belirleyerek iş ve özel hayat arasında kurulacak denge üretkenliği arttırır.
Dağınıklık ve Organize Olamama Sorunları ile Baş Etme Yöntemleri:
- Çalışılan fiziki ve sanal ortamın toplanması, klasörleme yöntemi ile çalışılması önemlidir.
- Enerjinin en yüksek olduğu zamanlarda karmaşık/zor işleri yapmak psikolojik rahatlama sağlar.
- Haftalık veya günlük olarak yapılacaklar listesi hazırlamak; işleri acil ve önemli gibi gruplara ayırmak disiplin kazandırır.
İnsanoğlunun doğasında ileriye gitmek, merak etmek, denemek, yeni yollar aramak ve pes etmemek var. Hayatın koşturmacası içinde zaman zaman ne için, kim için koştuğumuzu unutabiliriz. Kim olduğumuzu, doğamızda olanı hatırlamak için durmamız, sessizliğin içinde kendi sesimizi duymamız ve kendimize uygun olan her ne ise cesaretle denememiz için sizce var mı bir engelimiz?
İpek Kaytaz
Profesyonel Koç-ICF
NLP Master Trainer
Mentör, Eğitmen, Danışman
Not: Dikkat dağınıklığı ve odaklanma sorunları kronik bir hal almışsa, bu durumun altında yatan tıbbi bir neden (DEHB, vitamin eksikliği vb.) olup olmadığını belirlemek için bir uzmana danışılması önerilir.
Yazının Tamamı Koru Coaching Magazine 2026 Ekim Sayısında
0 yorum