Erteleme Alışkanlık Mı? Hastalık Mı? Nasıl Kurtulabiliriz?

M. Murat Bakım
Mali Müşavir, CMC-Yönetim Danışmanı, Profesyonel Koç
@muratbakim
“Erteleme alışkanlığı veya hastalığı, kişinin verimliliğini yakından ve olumsuz etkileyen yaygın bir kötü alışkanlıktır. Bu alışkanlıkla farkındalık içinde mücadele etmediğimiz zaman alışkanlığın ötesine geçip, hastalığa da yol açabilme potansiyeline sahiptir.”
Başlıkta üç ayrı kavram geçiyor: Erteleme, Alışkanlık, Hastalık. Önce kavramsal anlayışı bir belirginleştirelim; neyin ne olduğunu, neyi kastettiğimizi ayıralım.
Erteleme, kişinin yapılması gereken işleri, görevleri kasıtlı olarak geciktirme eylemidir. Burada kasıtlı kelimesi önemli; bu açıdan bilerek ve isteyerek bir işi zaman çizgisinde ötelemek anlamına geliyor.
Alışkanlık, bir şeyi sürekli tekrarlama davranışı olarak tanımlanabilir. Düzenli olarak tekrarlanması ve genellikle bilinçdışı olarak meydana gelen davranışlar olması o şeyin alışkanlık halini belirliyor. Ertelemeyi de bir olumsuz alışkanlık olarak konumlandırabiliriz.
Hastalık ise Sağlık Bakanlığı sitesinde yayımlanan tanıma göre; beden veya zihinde meydana gelen, rahatsızlık, dert ve görev bozukluğuna yol açan belirli bir anormal duruma verilen isimdir. Buna göre madem zihinsel bir durum, bir görev bozukluğu ile sonuçlanabiliyor, dahası sonuçlar vücudun diğer organlarına da olumsuz etki ediyor; o halde ertelemeyi bir hastalık olarak da ifade etmek yanlış olmaz.
Bu kısa tanımlar, kişinin günlük yaşamında hayat tatmini yolunda verimliliğini ve hedefe ulaşma uğraşısı içerisinde hep karşımıza çıkan olgular. İstenmeyen, olumsuz değer katmayan, geliştirmeyen aksine zarar veren olumsuz bir davranışı alışkanlık aşamasında fark edip değiştirmekle ilgili mücadele etmezsek, sorunu daha da büyütmüş ve hastalık seviyesine taşımış oluruz.
Neden Erteleriz?
Erteleme alışkanlığına sahip kişiler genelde asıl yapmaları gereken işi yapmak yerine başka bir işle yer değiştirirler. Bu durumun çok değişik faktörleri olmakla birlikte hepsi içsel nedenlerdir:
- İşe Karşı İlgi Düşüklüğü: İş veya görev sıkıcı ya da monoton olabilir. Beynimiz bize oyun oynar; eğlenceli olanı tercih ederken monoton işleri erteleriz.
- İşlerin Belli Aşamalarda Zorlaşması: İş ya da projenin bir parçasının zor olması veya beklenmedik bir aksilikle baş etmek durumunda kalmak erteleme getirir.
- Mükemmeliyetçilik: Ertelemenin en yaygın nedenidir. Bir işi daha başından en iyi şekilde gerçekleştirme zorunluluğu hissetmek, kaçış psikolojisi yaratır.
- Başarı ya da Başarısızlık Korkusu: Mükemmeliyetçilik devamında başarısız olma ihtimali nedeniyle korku yaratır. Bu duygu zamanla yerini pişmanlık duygusuna bırakır.
- Odaklanamama: Sadece etrafımızda çok şey olduğu için değil, dikkat kaslarımızı güçlendirmek için az zaman harcamamız da etkilidir.
Erteleme İle Nasıl Mücadele Edebiliriz?
Her değişim sürecinde olduğu gibi bir alışkanlığı değiştirmek istiyorsak ilk aşama istemektir. İstek beraberinde ya iradeyi getirir ya da vazgeçmeyi. Çünkü değişim gerçekten zordur. Peki, nasıl dönüştürülebilir?
Nihayetinde erteleme, zor veya sıkıcı görevlere verilen duygusal bir tepkidir; zihinsel olarak yorucu çabasından çekici bir kaçış. Son teslim tarihleri belirlemek, sınırlar koymak ve sorumluluk almak erteleme alışkanlığına karşı en etkili silahtır.
M. Murat Bakım
Mali Müşavir, CMC-Yönetim Danışmanı, Profesyonel Koç
@muratbakim
Not: Kronik erteleme hali; yoğun stres, mide rahatsızlıkları, uyku düzensizlikleri ve yüksek tansiyon gibi fiziksel sağlık sorunlarını tetikleyebilir. Erteleme davranışınız hayatınızı yönetilemez hale getirdiyse, bir uzman yardımı (psikolog veya danışman) almanız sağlığınız için önemlidir.
Yazının Tamamı Koru Coaching Magazine 2026 Ekim Sayısında
0 yorum