Alışmışım Bana

NURHAYAT KAYAR – Yazar & Profesyonel Koç
“Ben böyleyim, değişemem” kalıbını kırmak elimizde. Bu kalıp önümüzde bir engel gibi gözükse de bir farkındalık oluştuğunda insan, istediği yaşamı tekrar dizayn edebilir.
Tüm gün kendimleyim. Alıştım herhalde. Konu alışkanlıklar olunca “Nelere alışıyoruz?” sorusu aklıma geldi ve kendimde olan alışkanlıkları düşündüm. Her gün kendimle olmaktan memnun muyum acaba diye şöyle bir gözden geçirdim. Sonra “Acaba kendimi bir gözlemlesem nasıl olur?” diye sordum.
Baktığımda aslında kendimle olunca neler yaptığımı gözlemleme fikri, başlangıçta “Bu da ne demek?” sorusunu getirebilir. Ancak son zamanlarda bilinçaltı üzerine okuduğum makaleler beni bu soruya yöneltti. Aslında bilinçaltı ya da bilinç dışı; bizim bilinçli davranışlarımız dışında kalan kısmımız diyebiliriz. Yani biyolojik açıdan sürüngen beyin ile kontrol ettiğimiz istemsiz hareketlerimizi yöneten kısmımız. Bu kısımdan aldığı sinyallerle başlayan süreçte düşünme bir evrim geçirmiş ve bilinç dışı, bilince doğru evrilmeye devam etmiştir.
Peki, “Biz ne kadar bilinçliyiz?” diye sorduğumuzda yapmamız gereken ilk şey kendimizi gözlemlemek olacak. Çünkü insanın gün boyunca yapmış olduğu tüm davranışlar bilinçli ve bilinç dışı dünyayla ilgili. Ve gösterdiğimiz tüm davranışlarımız, aslında alışkanlıklarımız. Yani düşünce, duygu ve davranışlarımız sürekli birbirine dönüşmekte ve birbirini etkilemektedir.
Peki, bu alışkanlıklarımız içinde değiştirmek istediklerimiz oluyor mu? Baktığımızda, farkındalık kazandığımız her an değişmesini istediğimiz durumlara sahibiz. Ve bu durumları değiştirip dönüştürecek olan da yine bizim alışkanlıklarımızla bağlantılıdır. Bu farkındalıklar genellikle karşılaştığımız bir olay, okuduğumuz bir kitap, konuştuğumuz bir kişi, izlediğimiz bir film ya da gezdiğimiz bir sergide oluşabilir. Veya insan başına bir durum geldiğinde, yani bir sıkıntıyla karşılaştığında, genellikle değiştirmek istediği bir alışkanlığı olabiliyor.
Alışkanlıklar, bizim yaşamımızla ilgili her durumu temsil edebilir. Çünkü beslenmeden tutun da eğitim ve sağlık alanında karşılaştığımız her olay, bizim sahip olduğumuz bilinç durumumuzla yani alışkanlıklarımızla ilgili. Oysa kendimizi gözlemlediğimizde bu durumların farkına varamıyoruz çoğu zaman ve bilinç dışında kalıyoruz. Ancak bir de farkındalık kazanırsak, alışkanlıklarımızı değiştirmek için mücadele veriyoruz. Bu mücadele çoğu zaman bizi zorluyor; çünkü yaşamımıza yer etmiş bu alışkanlıkların değiştirilmesi anında olan bir şey değil. Kendimizdeki farklılıkların oluşması için bu alışkanlıkların kökenindeki düşüncenin değişmesi gerekiyor. Ancak bu da bir alışkanlık; biz kendimizle bu çalışmayı yapmaya başladığımızda bu davranışımız da süreklilik kazanabilir ve istemediğimiz durumların dönüşümü gerçekleşir.
O halde “Ben böyleyim, değişemem” kalıbını kırmak elimizde. Bu kalıp önümüzde bir engel gibi gözükse de bir farkındalık oluştuğunda insan, istediği yaşamı tekrar dizayn edebilir.
Bu konuda bir de Gandhi’ye kulak verelim: Böyle baktığımızda düşüncelerimizin ve ağzımızdan çıkan şeylerin kaderimize dönme ihtimalinin olduğunu görüyoruz. Gerçekten de düşünce yönetimi yaptığımızda ağzımızdan çıkanlara daha dikkat edeceğimizi fark edebiliriz. Bu fark ediş için çeşitli araçlara ihtiyacımız var elbette. Bu araçları çeşitli eğitimlerle kendi kendimize bulabileceğimiz gibi bir rehberden de yardım alabiliriz. Kendimizi fark ediş için koçluk araçları da kullanılabilir.
Kendimizle çalışmak bir süre sonra alışkanlıklarımızın değişmesine yol açar. Alışkanlıklarımızın değişmesiyle sahip olduğumuz karakterden yeni birini yaratmak mümkün olabilir. Bu ise hayatımızda alışkanlık haline gelmiş olayları ve durumları dönüştürür. Ve böylece yaşam bir kez daha yeniden doğar. Yani aslında biz o zaman bize sunulan kaderi değiştirerek yeni bir kader yaratabiliriz.
Düşünsenize; istemediğimiz alışkanlıkları düşüncelerimizle değiştirmekle toplumların kaderini bile değiştirmek mümkün olabilir. O halde ne bekliyoruz!
Bir insan değişir, her şey değişir…
NURHAYAT KAYAR – Yazar & Profesyonel Koç
Yazının Tamamı: Koru Coaching Magazine 2024 Ocak – Sayı 5
0 yorum