Yargılama, Anlamaya Çalış!

Published by koru on


“Bir insanı yargılamak yaptığımız en kolay şey. Anlamaya çalışmak ise daha zor bir eylem. Sadece duyularımızla algılayarak verdiğimiz kararlar çoğu zaman bizi yanıltabilir. Ancak bu davranışın arkasındaki gerçek ne diye sorduğumuzda kişiyi anlamaya çalışmak için bir çaba göstermiş oluruz.”

Nurhayat Kayar,
Yazar ve Profesyonel Koç

Bu ayki dergi konumuzun ergenler olduğunu öğrendiğimde, ergenlerle çalışan biri olarak “işimiz zor” diye düşündüm. Peki, gerçekten öyle mi? Acaba ergen olmak mı zor yoksa ergenlerle çalışmak mı?

Her zamanki tavrımla olaya biraz felsefe yaparak girmeyi tercih ettim. Aslında baktığımızda ergenlik de tüm bireylerin yaşamındaki bir dönem. O halde biz yetişkinler neyi unutup zorlanıyoruz? Belki de unuttuğumuz şey, bir zamanlar ergen olduğumuz gerçeğidir. Eğer ergenlik yaşamın doğal dönemlerinden bir tanesi ise biz yetişkinler, koçlar ve öğretmenler bu dönemi “anormalleştirmeyi” bırakmalıyız. Kanımca yapmamız gereken; ergenlik dönemi içinde olan gençler için bir normalleştirme sürecini yaşamımıza entegre etmektir.

Soyut Düşünce ve Anlam Arayışı

Aslında ben bunu, “Ergenler ergenlik dönemi zorluklarını nasıl aşabilirler?” sorusuna bakınca düşündüm. Bu dönem, gencin somut düşünceden soyut düşünceye geçtiği bir evredir. Yani aslında bu dönemde genç, yaşadığı olaylara anlam verme arayışı içindedir. İşte bu anlam verme arayışı, onun ailesinde ve çevresinde, akran grupları içinde kendi varlığını anlamlandırma çabasıdır.

Somut düşünmeden soyut düşünceye geçişte; yaşamın, varlığın ve tüm olup bitenin bir tanımlama arayışı doğar. O halde genç aslında anlaşılmak istemektedir. Eğer aile, okul ve çevre genci anlamak yerine yargılamak üzere yola çıkarsa, gencin hayatında her şey tepetaklak olabilir. Bu durumda genç; aile ve okulda sağlıklı bir kimlik edinme davranışı yerine, bağımlılıklar geliştirebilir. Yani kimlik edinme arayışı normal bir süreçken, onu anlamadığımızda genci sigara, alkol gibi bağımlılıklara ya da güç gösterilerine sürükleyebiliriz.

Yargılamanın Kolaylığı, Anlamanın Gücü

Ergenler bu dönemi aşmak için anlaşılmaya ihtiyaç duyuyorlar. Ancak biz veli, öğretmen, idareci ve koç olarak; her şeyden önce insan olarak yargılamayı değil, anlamak için çabalamayı tercih etmeliyiz. Ancak bu çaba için adım attığımızda, ergen de bize doğru bir adım atabilecektir.

Bir insanı yargılamak yaptığımız en kolay şeydir. Anlamaya çalışmak ise daha zor bir eylemdir. Sadece duyularımızla algılayarak verdiğimiz kararlar çoğu zaman bizi yanıltabilir. Ancak “Bu davranışın arkasındaki gerçek ne?” diye sorduğumuzda, kişiyi anlamak için gerçek bir çaba göstermiş oluruz. Karşımızdaki ergenin kendini ifade etmesine izin vermek hayati önem taşır. Genç, bizim tarafımızdan anlaşıldığını hissettiğinde kendini daha rahat açar.

Kimlik Bunalımı ve Değerlilik Hissi

Burada ergenin bir kimlik arayışı içinde olduğunu bilmek kritiktir. Özellikle aile ve öğretmen tarafından onaylanmayan, fikrine değer verilmeyen gençler, kendilerine farklı akran grupları seçmektedir. Buralarda kendilerini güç gösterisi ile ortaya koymaya çalışırken bilmeden suça sürüklenebilmektedirler.

Yapmamız gerekenlerden biri de ergene tüm varlığıyla değerli ve bütün olduğunu hissettirebilmektir. Bedenini varlığıyla anlamlandıramayan bir gencin, var olma yolculuğuna güçlü devam etmesi mümkün olmayacaktır. Bir genci anlamaya çalışmak için başta yetişkinler olarak bizlerin de kendi kendini anlama çabası içinde olması gerekir.

İş Birliği ve Destek

Gençle savaşmak yerine anlaşmayı tercih etmek çok önemli bir başlangıçtır. Yetişkinler olarak bizlerin de bu yolculuktan geçtiğimiz gerçeğini hatırlamak bize önemli ufuklar açar. Eğer genç, ergenlik döneminde bir kimlik bunalımı yaşıyorsa desteğe ihtiyacı var demektir.

Bu dönemi anormal bir süreç olmaktan çıkarıp, her devrin normali olarak düşünmek işimizi kolaylaştıracaktır. Ergene güç gösterisi yapmak yerine anladığımızı göstermek, sürecin yönetimi açısından en sağlıklı yoldur.

Şunu unutmamalıyız ki; her birey eşsizin bir parçasıdır. Bu yüzden bu eşsiz bireyin arayışı da eşsizdir. İhtiyaç duyulduğunda bir koçtan, psikologdan veya uzman yerlerden destek almaktan çekinmemeliyiz.

O halde haydi; yargılama, anlamaya çalış…

Nurhayat Kayar
Yazar, Profesyonel Koç

NOT: Bu metin, ergenlik dönemine yönelik farkındalık ve iletişim odaklı bir yaklaşımdır. Ergenlikte görülen kimlik bunalımı, bağımlılık eğilimi veya suça sürüklenme riskleri profesyonel müdahale gerektiren ciddi durumlardır. Bu tür belirtiler gözlemlendiğinde mutlaka bir ergen psikiyatristi veya uzman klinik psikolog desteği alınmalıdır. Koçluk çalışmaları, klinik tedavi süreçlerinin yerine geçmez.


Yazının Tamamı Koru Coaching Magazine 2024 Ekim Sayısında


0 yorum

Bir yanıt yazın

Avatar yer tutucu

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir